Doğanın mevcut dokusuna uyum sağlama fikri üzerine şekillenen proje, Assos’un karakteristik peyzajı içerisinde sakin ve yalın bir yaşam deneyimi sunmak üzere tasarlanmıştır. Yerleşim, bağımsız tiny house birimleri ile ortak yaşam alanlarını bir araya getirerek iç ve dış mekân arasındaki sınırların mümkün olduğunca geri planda kaldığı bütüncül bir kurgu oluşturur.
Projenin planlama sürecindeki en temel yaklaşım, mevcut doğal dokunun eksiksiz biçimde korunması olmuştur. Yerleşim boyunca tek bir ağaç dahi kesilmemiş; yapıların konumları, açık yaşam alanları ve dolaşım aksları mevcut ağaçların konumlarına göre şekillendirilmiştir. Böylece mimari, doğayı kendisine göre dönüştürmek yerine var olan peyzajın içerisine uyum sağlayacak biçimde kurgulanmıştır.
Yerleşimin mimari dili; hafif strüktürler, geniş cam yüzeyler ve doğal malzemeler üzerinden tanımlanmıştır. Ahşap platformlar üzerinde gelişen açık yaşam alanları; dinlenme, yemek ve sosyalleşme işlevlerini doğrudan peyzajın içine taşır. Gölgelikler ve doğal dokulu örtüler ise güneşin etkisini kontrollü biçimde filtreleyerek gün boyunca değişen ışık ve gölge oyunlarını mekânın bir parçası haline getirir.
Ortak kullanıma hizmet eden açık mutfak ve bar alanı, doğal malzemeler ve sıcak dokularla çevresiyle bütünleşen sosyal bir odak noktası olarak ele alınmıştır. Gün batımından sonra ise ağaçların, peyzajın ve dolaşım alanlarının seçici biçimde vurgulanmasıyla yerleşimin doğal atmosferi korunarak daha dingin ve katmanlı bir gece deneyimi oluşturulmuştur.
Proje, mimarinin doğaya hükmetmek yerine onun içerisinde kendine yer bulduğu; mevcut bitki örtüsüne saygı duyan, sade, geçirgen ve peyzajla güçlü bir bağ kuran alternatif bir yaşam anlayışı sunmaktadır.